Sınıf Yönetiminin Sınıf Dışı Değişkenleri 
   

 

Eğitim uğraşının hedefi olan davranış, bireyin kişisel  özellikleri ve çevre değişkenliklerinin etkileşimiyle oluşur. 14 Bireyin bir davranışa "yapabilir" olarak hazır  olması,  o davranışın her zaman her yerde görülebileceği anlamına gelmez. Uygun davranış ancak uygun koşullarda gerçekleşir. Uygun çevre  sağlamak koşuluyla, değiştirilemeyecek davranış olmadığı söylenebilir.  İlgi, gereksinim, tutum, beklenti, isteklendirme kişiyi davranışa iten güçlerle ilgili kavramlardır.  Bunlar bireyin çevresinden kaynaklanan,  sorun  olduklarında  da çözümleri büyük ölçüde çevrede olan durumlardır. Çevre-davranış ilişkisinin bu yanı,  öğretmenin çevreyi temel  kaygı olarak alması gerektiğinin başka bir kanıtı olarak  gözetilmelidir. 

 

1.Uzak Çevre 

Çevre değişkenleri bir davranışın güdüleyicisi olabileceği gibi, engelleyicisi  de  olabilir.  Bu  iki  yönlü  etki,  hem  yakın,  hem  de  uzak  çevreden  gelir.  Burada yakın  çevre, öğrencinin her gün içinde bulunduğu çevre olarak alınmıştır: Sınıf, okul, aile,  boş zaman geçirme alanları.  Uzak  çevre,  onu  zaman  zaman  etkileyen  diğer  öğelerden oluşur. Bunlar, kendi toplumunun yaşama biçimlerinden, çeşitli araçlarla  edindiği, diğer ülkelerin insanlarının yaşama biçimlerine kadar uzanır. 

2.Yakın Çevre 

“Öğrenci  ve  okul  çevresinin  kültür  yapısı  sınıfı  etkiler. 15 Sokak  kültürünün  baskılan,  suç  işlemeye  kadar  iter.16 Bunların  etkileri,  öğrenciler aracılığıyla sınıf  içine  yansır.  Öğretmenin  sınıf  yöneticisi  olarak  rolü,  bu  etkilerin  olumlularından yararlanıp, olumsuzlarını önleyebilmektir.  Öğretmen,  toplumu  bir  sınıf  gibi  kullanabilmelidir.  Bu,  öğrencinin  yaşam  alanını  genişletir,  yaşamını  zenginleştirir,  öğrendiklerini  uygulama,  pekiştirme  olanağı  verir.  Bu  yolla  öğrenci,  öğrendiklerinin  yaşamını nasıl kolaylaştırdığını  görür.17

Çevrenin bir sınıf gibi kullanılabilmesi için, önce öğretmen çevreyi tanımalı,  kültürel  geçmişini,  bugününü,  kaynaklarını, güçlü ve zayıf  yönlerini,  değişim  ve  değişime  direnim  güçlerini  bilmelidir.  Bu  çabalar  okulca  da  ele  alınmalıdır.  Okul,  çevreye  yapabileceği  ve  çevreden  alabileceği  katkıları  bilmeli,  planlamak  ve  eyleme  geçmelidir.

Öğrenci  davranışlarının  kazanılmasında  en  etkili  ortamlardan  biri  de  arkadaş gruplarıdır. Öğrencinin yakın çevresi içindeki bu gruplara girişi  ve  gruptakilerin davranışı etkilenmeye çalışılarak, öğrencilerin  istenen davranışları kazanıp göstermelerine yardıma olunabilir. Öğrencinin,  okuldan  ayrıldıktan  sonra  eve  gidene  kadar,  nerelerde,  kimlerle  neler  yaptığı  bilinmeye  çalışılmalıdır.  Bu  konuda  öğretmen,  okul,  aile  işbirliği  yapmalıdır.  Arkadaş  grupları,  bunların  etkinlik  türleri,  davranış biçimleri bilinmeli, çocuk, istenen davranışları  gösteren  gruplara  yöneltilmeli,  gerektiğinde  bu  ilgi  ve  ilişki  grupları  ailelerin  de  yardımıyla  okulca  oluşturulmalı,  onlara  olanak  sağlanmalıdır. 

3.Aile 

Eğitim ailede başlar. Kişilik yapısının temel davranışları büyük ölçüde ailede elde edilir. Bunların sonradan değiştirilmesi çok güç olur. Tembel-çalışkan, doğrucu- yalana, pısırık-girişken, bencil-diğercil  benzeri ikilemlerin kazanılması  ailede  başlar, 
gelişir, çoğu zaman da pekişir.Okulun bunları değiştirebilmesi güçtür, uygun çözüm, 
önceden aileyi etkilemektedir. 

Ailedeki birey sayısı, öğrenci davranışının etkenlerinden biridir.18 Kalabalık aileler çocuklarıyla ilgilenmeye daha az zaman  ayırabilirler. Bunlar üzerinde ailenin etkisini azalır. Az çocuklu ailelerin çocukları bencil  ve  şımartılmış olabilir. Çocuk sayısının çokluğu, ailenin artan görevlerini yerine  yeterince getirmesini güçleştireceği için, sınıfı da olumsuz etkileyecektir. 

Gelir durumu, ailenin diğer yönlerinide etkileyen bir değişkendir. Öğrenci  gereksinimlerini karşılayabilme ve bundan kaynaklanan davranış değişikliklerini  belirleyebilme, gelire bağımlıdır. Sağlıklı bir gelişim için aile, çocuğun özsaygısını, güvenini geliştirmeye çalışmalıdır.  Oysa, anne  babanın  mükemmeliyetçi,  sabırsız, yüksek yeterlikte  olması  buna  pek  izin  vermez. Çocuk bu özellikler altında ezilerek umutsuzlaşabilir. 19

Aileyle  ilgili  olarak  öğretmenin  yapması  gerekenlerden  ilki,  ailenin  tanınması,  bunun  aracı  da  öğretmen-veli  iletişimidir.  Bu  iletişim yüzyüze  olabileceği  gibi,  yazı  ve  telefonla  da  olabilir.  Öğretmen,  öğrencinin defterine  yazdığı veya velisine iletmesi için öğrenciye verdiği notlar  aracılığı ile iletişim  sağlayabilir. Ailelere  haftalık, aylık okul-sınıf  haberleri  bülteni  gönderilebilir.  Öğrenciler  aracılığıyla sözlü iletişimin,  yanlış  anlamalara  neden  olabileceği  için  kullanılmaması yerinde olur.20

Okul-aile ilişkisinin iyi planlandığı bazı ülkelerde, okullar aileye bir ana-baba takvimi  gönderirler.  Bu  takvim,  aileden  beklenilenin  her gün  çocuğuyla  on  dakika  ilgilenmesi  olduğunu  anlatan  bir  mektupla  başlar,  her  ayın  her  günü  nelerin  yapılmasının  beklendiğini  anlatan,  yapılacak  çalışmaları  gösteren  sayfalarla  sürer. Aile bireyleri,  çocuğun gününün en çok kısmını geçirdiği mekândakiler olarak, eğitsel görevlerini  yapmalıdır. Öğrenmede ne aile okulun, ne de okul ailenin yerini tutabilir. 21

4.Okul 

Sınıfın en yakın dış çevresi, üst sistemi olan okulun, her özelliği ve durumu,  sınıf içini etkiler.22 Okulun sosyo-ekonomik durumu,  öğrenci  sayısı,  öğretmenin  sınıfta  kalış  süresi  ile  öğrenci  başarısı  arasında  ilişki  bulunmuştur.23  Çevrenin  estetiği  de  öğrencilerin  tutum  ve  davranışlarını  etkilemektedir.24 Okulun  fiziksel  yapısı,  görünüş,  kullanış,  sağlık  koşullarına  uygun  oluş açılarından uygun ve  çekici  olmalıdır.  Temiz, bakımlı  iyi donanımlı okullar, yalnız  morali  değil,  davranışı  da  etkiler.25

Okuldaki  öğrenci  sayısının  çoğalması,  sorunların  da  artması  anlamına  gelebilir.  Öğrenci  sayısı  dört yüzün  altında  olan  okullarda  basan,  daha  çok  olan  okullardan  yüksek,  okul  büyüklüğü  ile  öğrenci  başarısı ilişkisi ters ve çizgisel  bulunmuştur.26 Öğrenci  sayısının  artması  ile  disiplin  sorunlarında  da  artış  görülebilmektedir.27 Böyle okullarda yöneticinin eğitim liderliği  davranışı da güçleşmektedir.28

Kalabalık  okullarda  öğretim  daha  çok  öğretmen  merkezli,  geleneksel,  öğrencileri  kritik  düşünmeye  götürücü  yazma  ve  diğer  etkinlik  düzeyleri  düşük  bulunmuştur.29 Küçük  okullarda  öğrenci  ve  öğretmenin  birbirini  tanıması, dikkat çekmesi kolay, öğrenci katılımı ve öğretmenin öğrencilere yardımı fazla, etkileşim güçlü olabilir.

Olanakların  var  olması  yetmez,  kullanıma sunulmuş, kullanımları özendirilmiş,  kolaylaştırılmış olmalıdır. Kırılır, eskir,  yıpranır kaygılarıyla olanakların kullanımı engellenmemelidir.  Elbette özenli ve uygun kullanım öğretilip sağlanmalı, ama  her olanağın insan kullanımı için olduğu unutulmamalıdır.  Okulun yönetim yapısı ve yöneticilerin özellikleri, eğitimin önemli bir değişkenidir.  Etkili öğretim, yönetsel desteğe bağlıdır.30 Bu destek  ve  örgütün  kalitesi, öğretmen davranışını etkilemektedir.31 Yönetimin demokratik olması, öğretmen ve öğrencilerin  okulla  ilgili  kararlara  katılımının  sağlanması,  hem  öğretmen  moralini,  hem  de  öğrenci başarısını  etkilemektedir.32

Öğretmenler, okul değişkeninin önemli bir öğesidir, ideal bir  okulda  öğretmen,  öğrenme çevresinin yöneticisidir. Yeni teknolojik araçlar, uzmanlar, aileler, öğretmenin  öğrencilerle ilgilenmesine, okul boyutunda  görev  üstlenmesine  daha çok zaman  bırakacaktır. Gelecekte öğrenme  etkinlikleri  sınıf dışına taşacak, okulda daha çok  zaman geçiren, kendini işine adamış öğretmenlere daha çok gereksinim duyulacaktır.33 Öğretmenler okulla ilgili eğitsel öğelerin hepsini bilmeli,  bunlardan yararlanmaya, gerektiğinde amaçlar yönünde değiştirmeye çalışmalıdır.